21 Eylül sonbaha ekinoksu aynı zamanda Mabon Sabbatı ya da festivali. Mabon, hasat kutlamasıdır. Bu dönemde mevsim değişikliğinin farkına varmak ve ikinci hasadımızı kutlamak için bir araya geliyoruz.
 
Bu zaman, sahip olduklarımız ve bol olan şeyler için minnettar olmakla ilgilidir. Mabon’un odak noktası genellikle gece ve gündüz ile aydınlık ve karanlık arasındaki dengedir. Günler ve geceler eşit derecede uzun ama kış geliyor. Yazı (ve hasadı) ve yaşam döngüsünü kutluyoruz. Toprak soğuyor ve sertleşiyor, ancak hasat ettiğimizi ve yiyecek yemeğimizin olduğunu kutluyoruz.

Işığın Mücevherleri olarak Raja Yoga çalışmalarına sizleri de davet ediyoruz. Meditasyon çalışmalarımız beş klesha üzerine devam ediyor. 

Diğer tüm engellerin nedeni, ister gizli, ister ortadan kaldırılma sürecinde, ister üstesinden geliniyor, isterse tam olarak çalışıyor olsun, cehalettir. (avidya)” (Sutra 2:4)

Diğer tüm engellerin ortaya çıktığı alan cehalettir. İnsan ruhu, araçlarıyla, onların yarattığı düşünce ve arzularla özdeşleşir, çünkü daha iyisini bilemez. Cehalet, insanın ruhsal çıkmazının ve çektiği acının temel nedenidir. Raja Yoga öğrencileri teorik olarak üstesinden geldiler, gerçek ruhsal doğaları hakkında bilgisizler. Bunun artık günlük bilinçte yerleşik bir gerçek haline gelmesi gerekiyor. (LOS başka bir deyişle LH).

Cehalet, kalıcı, saf, mutlu Öz’ü – süreksiz, saf olmayan, acı verici ve öz olmayanla karıştırıyor. (Sutra 2:5). Bu ayet, cehaletin son prangalarının atıldığı arhatlık durumuna kadar, vahşi aşamadan araya giren tüm koşullara kadar her insanın durumunu özetlemektedir. Kötülüğün var olmasının nedeni, bencilliğin ve her türlü kişisel arzunun açık olmasının nedeni, biçimin kendisinin sınırlandırılması, avidya veya cehalet olan büyük temel koşulda bulunur. (LOS 129)

Avidya, hem Budizm’de hem de Hinduizm’de yanılgı veya cehaleti belirtmek için kullanılan Sanskrit bir terimdir. Bazen “yanlış anlama” olarak tercüme edilir. Budist kavramı, gerçekliğin doğasının yanlış anlaşılması veya Dört Yüce Gerçeğin cehaletidir. Hindu kavramı, Benliğin yanılsaması veya cehaletidir. Vidya’nın (bilgeliğin) tersidir.

Meditasyonumuzda görüşmek üzere.

Meditasyonu fiziksel bilincimizdeyken Üstatların enerjilerini hissedebilmemiz için gerekli olan çalışmalardan biridir. Ayda bir defa yapacağımız bu çalışma yolda ilerleyenlerin buluşma anıdır.


“Öğrenci meditasyonunda sebat ettikçe, kendisini doğru titreşime ayarlama kabiliyetini artırdıkça, onu doğrudan Üstadı’na götüren bir yol (eğer öyle adlandırabilirsek) inşa eder. Bu kelimenin tam anlamıyla gerçeğin bir ifadesidir. İyi eylem, kişiye zamanında, belirtilen sürelerde Üstadın yanında olma hakkını kazandırır.


Bu, insanlık için aktif hizmetle birlikte meditasyonda iyi niyetli eylemleri gerektirir. Bu aralıklar başlangıçta nadirdir, ancak ilerleme kaydedildikçe daha sık hale gelir. Daha sonra uyanışta hatırlama yoluyla bu temasın farkına varır. Kişi, Üstadın odasını görecek ve sınıf çalışmasındaki arkadaşlarını hatırlayacaktır.
O, Üstadı tarafından söylendiği gibi belirli cümleleri hatırlayacak ve önerilen çalışmanın veya öğüdün bir hatırasını fiziksel yaşamına geri getirecektir. Bu, öğrenciye, meditasyonda inşa edilen yetenek yoluyla, Üstat’a erişmede başarılı olduğunun göstergesi olan yöntemlerden biridir.” Letters on Occult Meditation 292, Master DK

Işığın Mücevherleri Meditasyon grubu olarak yeni ayda ve dolunay da okült meditasyon yapmak için bir araya geliriz.
Dolunay dönemleri, ruhsal enerjilerin benzersiz bir şekilde mevcut olduğu ve insanlık ile Hiyerarşi arasındaki yakın ilişkinin daha da kolaylaştırdığı bir dönemdir. Her ay akan enerjiler, o ayki tesiri altında olduğu takımyıldızın belirli niteliklerini taşır; sırasıyla insanlık üzerinde fonksiyon gören bu enerjiler, insanlığın bilincinde “ilahi nitelikleri” inşa ederler. Her ay inisiyeler, inisiye adayları ve öğrenciler olarak, insanların zihinlerine ve kalplerine ruhsal akışı yönlendirmeye ve böylece insan krallığı ile Tanrı’nın Krallığı arasındaki bağı güçlendirmeye için çalışmaktayız.
Hiyerarşi ile yaklaşım yoluna giriş, bireyler, gruplar ve bir bütün olarak insanlık için mümkündür. Bu Yaklaşımlar sırasında genellikle veya normalde temas edilmeyen enerjilere dokunulabilir, bu enerjilerin doğası kavranabilir. Eğer temas grup ile olmuşsa bu enerjiler grup içerisinde kullanabilir. Böylece birey, grup ve insanlık zenginleşir ve canlanır.